Hakkımda

Uzunca;

  • Okul hayatım boyunca akşamları bazen babamla bazen çocukluk arkadaşımla akşamları üç tekerli hurda toplama itme gücüyle çalışan :) araçla gece 1-2 ye kadar çöplerden karton, teneke, şişe cam toplardım. 2 haftada 1 kez babam onları satar banada harçlık verirdi.
  • Lise 1 döneminde bulaşıkçılık yaparak geçimi sağlayan anneme yalvar yakar aldırdığım celeron 2 işlemcili 1200 dolar (o zamanlar dolar kuru çok uygundu) fiyatlı bilgisayarıma kavuşmuştum.
  • Lise 1 de yine harçlıklarımı biriktirip ilk ADSL modemi aldım. 60 milyona almıştım ve oldukça dandikti. Modemi aldıktan sonra yalvar yakar interneti bağlatmaya ikna etmiştim bizimkileri. Kerpiç evde internet keyfi :) 32 MB'lık ekran kartı...
  • Lise 1 de bilgisayarımı parçalara ayırıp tozlarını temizlemeye başlamıştım. Ekran kartı çok tozluydu ve fanı çok ufak olduğu için onu temizleyemedim. Leğene su koyup ekran kartımı yıkamıştım :) sonrası malum kart yandı. Nerden nereye değil mi :)
  • Lise 2'de korsan diye tabir edebileceğimiz CD'leri çekmek için bir CD-Writer aldım ve okul arkadaşlarıma cd satıyordum. Böylece ev ekonomisine az da olsa destek olabiliyordum.
  • Lise 3'de bilgisayarımla aram çok iyi değildi. Nedeni bu hayattan kurtulmanın yolu sınavdan geçiyordu ve ben neredeyse 1 yıl boyunca bilgisayara doğru düzgün bakamadım. Tüm vaktimi her yerde herşeyde ders ile harcamaya çalışıyordum. Ufak bir müzikçalara indirdiğim ses dosyaları ile çöp toplarken bile ders dinliyordum.
  • Kazanamadım :) biraz benim eşşekliğim birazda insanın hayattaki şansı diyelim.
  • Sonraki yıl annemin zar zor kazandığı parayla (Bu arada o da iş değiştirdi ve çaycılığa başladı) dersaneye yazıldım. Dayım el attı ve yaşadığım evdeki durumun farkına varıp bu yıl bizde kal dedi. Bende ona uydum ve lise bittikten sonra 1 yıl boyunca dayımgilde kaldım. Ders çalışıyordum, hafta sonları ise Organize sanayide çalıştığı için kırmızı renosuna binip onunla organizeye gidiyordum. Yanımda götürdüğüm çuvallarla organize etrafında bira şişesi, hurda topluyor onu bizimkilere bırakıyordum.
  • Sonra kazandım. Yaşadığım herşeyden kaçmak için Trabzon'u yazdım. 2 yıllık tutturabilmiştim ve gitmek istedim. Yine ANNEM sağolsun gittim.
  • Orada ise tüm derslerim iyiydi. Artık sadece okulu bitirmekle meşguldüm. Maddiyat çok önemliymiş, başaramadım. Gündüzleri okulda, okul çıkışı kahvede çalışıyordum. Yetmiyordu.
  • 1 yılın ardından okulu bıraktım ve yaşadığım şehre geri döndüm. Annem bu arada dişinden tırnaklarından arttırdığı 3 çeyrek altın ve 5 lirayı elime verdi. Annemle babam ayrılmıştı ve tuvaleti banyosu dışarda, 2 göz kerpiç bir ev tutmuştu annem. Artık bişiler yapma zamanı gelmişti. Bunca olumsuzluk bişiler öğretmiş olmalıydı.
  • Gittim bir dükkan buldum. Kirasını verecek para yok :) 6 aylık 1250 lira dükkan kirasını yeni evin karşısında oturan beni  kısa sürede çok seven komşunun karısı kolundaki bileziği bana vererek hallettik. Kadının bileziğini 2 yılda anca ödedim :)
  • Vergi kağıt kürek zart zurt, herşey para! Kredi çekmek için 12 banka gezdim. Sadece İNG bankası 2.500 lira kredi vermeyi kabul etti. O da annemin yanında çalıştığı adamın kefilliği ile.
  • 1 Ocak 2009 yılında zar zor raflarını kışın altında marangoz abimin dükkanında kendim ve bir abim çalışarak beraber yaptık. Tüm olumsuzluklara karşı kendi KADERİM'i yaşayacaktım.
  • KADERİM CD MARKET'in anahtarını kapıdan soktuk :) Çok şükür Allaha..
  • 1 yıl eksik olan ne varsa ona çalıştım. Raflar boştu, doldu! Cd yanında kulaklık ıvır zıvır dahi koyabiliyordum.
  • Borçlarımı da ödemeye başladım, hatta İNG bankası bana bir teşekkür mektubu göndermişti hiç unutmam.
  • Birgün ANNEM pazardan muz almış, evde bir tantana koparmışım öyle böyle değil! Biz daha muz yiyecek kadar BÜYÜMEDİK. Etmediği etmiştim hiç unutmuyorum. Öğlenleri bir çorba söyleyip dışardan (Annem hala çalışıyordu.) bir de bakkaldan ekmek alıp, kardeşimle birlikte yiyorduk. O okuldan geliyordu dükkana...
  • Her akşam eve gidince Allah'ın bugününe çok şükür demeyi bildik.
  • "O" da bana bunun karşılığını verdi BİN ŞÜKÜR.
  • İşleri büyüttüm müşterimiz tuttu, o ekran kartını leğende yıkayan "çocuk" bilgisayar tamiri yapıyordu artık. Geçim için yapmadığı hiç bir iş kalmadı gerçi :) Ama işleri büyütmeye aynı avluda bulunan beton evi tutmakla başladım. Kardeşimin kerpiç evi tutarken annemin bacağından asılıp orayı değil burayı tutalım diyerek ağladığı o EV'i.
  • Çoğunuz farelerden tiksinirsiniz, kardeşim BÜNYAMİN, hocanın anketindeki evde beslediğiniz evcil hayvanlar kısmına FARE yazdığını bilmezsininiz vesselam..
  • Ve "Seni Saraylarda Yaşatacağım" (Allah rahmet eylesin Kemal Sunal'a) cümlesiyle evin kapısını anahtarla açıp annemin evin ortasında diz çöküp ağladığı günü de hatırladım bir anda.
  • Sonra para hırsı bürüdü bir anda ve Esnaf Kefalet'in kredisini kullanarak 17 bin TL kredi çekip ikinci bir dükkan açmak istedim. 22 yaşındayım kanım öyle böyle akmıyor işte..
  • O dükkanda 3 ayda 60 milyar batırdım. Herkese yine borçlanmış psikolojisi bozuk biri olarak çıktım. Öz dayım (Evinde kaldığım değil küçük olanı) 50 lira borcunu almak için 3 kere diğer dükkana gelmiş. Bir beyaz eşyacıya olan 3500 lira borcum için birgün adam geldi ve durumumu bildiğini, canımı sıkmamam gerektiğini, ne zaman istersem o zaman ödeyebileceğimi, hatta ihtiyacım varsa yine gelip ne istersem alabileceğimi söylemesiyle akrabanın geçici, dostların kalıcı olduğunu anladım yeniden.
  • Allah büyük işte! Bir sınav daha verdik zorda olsa.. Çıktık işin içinden o kafayla üniversiteyi yeniden kazandım. Niğde Üniversitesi İktisat bölümü..
  • Annemin zoruyla okula kayıt oldum. Bilader işleri eline aldı liseyi okumadı.Benim bir ayağım Niğde, bir ayağım Ereğli'de hem okuyor hemde internet sitelerimizle haşır neşir oluyor, hemde dükkana malzeme tedarik ediyordum.
  • Bunyo'da (Bünyamin ama biz bunyo diyoruz, annem bünnoş diyor:) ) dükkanımıza sahip çıktı, kalktık herşeyin altından BİN ŞÜKÜR.
  • Para biriktirmeye başladık, ev alacaktım anneme. Herşey güzel gidiyordu ki BABAM hastalandı. 3 aylık bir onkoloji serüveni ile BABAM'ı kaybettim.
  • Psikoloji yine bozuldu, hayatta hiçbirşey onkoloji hastanesinde 3 ay geçirmenin ruhsal bunalımını geçirmiyordu. Askere gitmenin çözüm olacağını düşündüm.
  • 6 aylık askerlik babamdan sonra iyi geldi bana. Yazılımın üstüne düştüm, internet işlerini geliştirdim. Dükkan artık kendini çevirmiyordu. Askerde de para biriktirmeye devam ettik. Geldiğimde 96 Bin liramız olmuştu ve artık o zaman gelmişti. Annem soba doldurmaktan helak olmuştu bunca yıldır. Saraylarda yaşatmam lazımdı değil mi sözde vermiştim ve Anadolu çocuğu sözünü tutar.
  • 6 ay kadar ev aradım. Sonunda buldum. 115 bin TL'ye bir daire. Eksiğim vardı ama halletmem lazımdı. Dayımdan biraz borç aldım ve evi aldık çok şükür :) Annemin üstüne tapusu.
  • Yine aynı sahne, evin boş salonuna çöküp hüngür hüngür ağladı.
  • Allah çalışana veriyor derler ya, yemin ederim doğru. Çalıştıkça verdi, şükür ettik. Ne bir partinin götünden koştum, ne de koşarım. Parasız yaşarım, onursuz yaşamam. Kul hakkı yemem, devletin parasını da istemem. İhtiyacım olmadı bunca yıllık ömrümde.
  • Sonra araba almak istedim. 40 bin TL biriktirdim, marangoz abim vardıya hikayenin başında, onun babası vefat etti. Hem de babamın hastalığından, mide kanseri...
  • Ona kalan 2 dönümlük bir bahçe, çok istiyordum dikili bir ağacım olmasını..
  • Araba alıp karı kız kesebilirdim :) Ama ben üstünü taksitle ödemek şartı ile 90 Bin TL'ye o bahçeyi almayı tercih ettim. 2. senenin ardından borcu bitti, vergi borcu bitti, telif davası bitti çok şükür elime geçen birkaç kuruşla oraya ufak bir yer yaptırıyorum. Kara yapısı bitti ve ANNEM ordada dizinin üstüne çöküp hüngür hüngür ağladı, kim derdiki bana sen böyle böyle olacaksın diye..
  • Araba demiştik değilmi :) Onuda çok şükür aldım. Burda şunu ekleyeyim bu da önemli çok yakın arkadaşımın altında Ford Fiesta var. Ve bendeki Seat Cordoba'ya "Senin aldığın arabalar niye emekli amca arabası lan" demişti. Karı kız kesmelik, baba parasıyla alınan, baba parasıyla yakıtı doldurulan arabalara benzemez olum demiştim.
  • Bu hayatta herşeyi kendi imkanlarımla SABIRLA, bekleyerek yaptım. Hala da yapmaya devam ediyorum. Şimdi kısaca CV okumak isterseniz aşağıya göz atın. Ama önce isterseniz bir Neşet babayla CV'nin acısını çıkaralım :)

Çok şükür o sırra erdik Neşet Baba.. Ruhun şad olsun!

Kısaca;

1989 Konya, Ereğli doğumluyum. İlk ve orta öğrenimi yine doğduğum şehirde yani Ereğlide tamamladım. 3 yıl lise eğitimimi Ereğli’nin dönemin en iyi liselerinden biri olan Atatürk lisesinde bitirdim. 1 yıl üniversite hazırlığı sonrası Karadeniz Teknik Üniversitesi İşletme Programına kayıt oldum. Beşikdüzü MYO üzerinde 1 yıl okuduktan sonra maddi sıkıntılar nedeniyle okulu bırakıp Ereğli’ye geri döndüm.

2009 yılında okulu bırakmam ve maddi olanakların imkansızlığı doğrultusunda kısıtlı imkanlarla dükkan açmayı başardım. 2013 yılında ikinci şubesini açtığım bilgisayar tamiri ve cd market dükkanının yine aynı yıl ikinci şubesini kapatmak zorunda kaldım.

O yıl üniversite sınavına girdiğimde Niğde Üniversitesi İİBF İktisat bölümünü kazandım ve 2016 yılında mezun oldum. Askerlik görevimi 367 KD er olarak Malatya 2. Ordu Karargah bölüğü Ulaştırma takımında tamamladım. 2009 yılından beri ek iş olarak sürdürdüğüm internet sektöründeki yerimi sağlamlaştırmak adına 2017 sonu ile kendi şirketimi açarak ilk adımı attım.

Hakim olduğum alanlar:
Google Adsense Reklam Yönetimi, İnternet Sitesi Yöneticiliği, Editörlük geçmişi, PHP Yazılım Dili, Mysql Veritabanı Optimizasyonu, CSS3 ve HTML ön yüz yazarlığı, WordPress Geliştiriciliği (Tema ve Eklenti)

Dijital Kod Yazarı
Kazım USLU